ERKEĞİN ANATOMİSİ: “MR. NICE GUY”*

nice-guy-syndrome

Hayatınızın ve ilişkinizin her daim sorunsuz ve huzurlu olmasını istiyor, kendinizi diğer erkeklere göre “daha iyi” ve “daha verici” ya da “daha dürüst” mü görüyorsunuz? Nedeni Robert A. Glover’ın kitabında bahsettiği “Mr. Nice Guy”* sendromunuz olabilir!

Glover’a göre, İyi Adamlar iyi, verici, nazik ve ilgili olurlarsa, her şeyi doğru yaparlarsa mutlu ve tatmin olacaklarına, hayatlarının sorunsuz olacağına inanıyorlar. Sorunsuz işleyen bir hayat istemekte sorun yok elbette. Ancak hayatınızın sorunsuz ilerlemesi için yaptığınız seçimlerin nereden kaynaklandığını bilmekte fayda var diye düşünüyorum.

KİM BU İYİ ADAMLAR?

İyi Adam kendisini verici, dürüst, doğru ve iyi biri olarak görür. O’nun babası ya ölmüştür ya da işleri ve sosyal hayatı dolayısıyla hep meşguldür, ortada yoktur. Bu adam, annesinin olmayan eşidir, annesinin duygusal destekçisidir, onun için her zaman oradadır. Bu adam, eşinin ve dostlarının kötü gün dostudur, onların maddi manevi dayanağıdır. Bu adam, ayrıldığı eşinin ihtiyaçlarını önemser, ona destek olmaya devam eder, gece yarısı da olsa yardımına koşar. Bu adam, partnerini incitmez, kötü bir laf dahi etmez. Bu adam her zaman “en iyi” ve “babasından daha da iyi” olmayı kovalar.

“Verdiğimden çok daha azını alıyorum! Ne yapsam hata! Ne var biraz daha kolaydan alsan her şeyi! Ne var biraz daha az öfkelensen ya da tepki göstersen! Tüm bu çabamın karşısında sadece takdir edilmek istiyorum! Çok şey mi istiyorum?!”

İyi bir Adam ile birlikteyseniz size böyle bu soruyla gelecektir. Senaryonun kendisine ait olduğunu bilmeden, muhtemelen sizi yargılayarak ve onu yargıladığınızı, eleştirdiğinizi ve sorunun sizde olduğunu söyleyerek kendi rolünü fark etmeyecektir bile.

İyi bir Adam…

  • İlişkilerini ailesinin ya da partnerinin yönetmesine izin verir.
  • Partnerini, hayatının duygusal merkezi haline getirir.
  • Çevresinde birisi yardım istediğinde o her zaman yardıma hazırdır.
  • Çatışmalardan kaçınır.
  • Her şeyi doğru yapmaya çalışır.
  • Herkesi memnun etmek onun işidir.
  • Kendi doğrularını değil, insanların duymak istediklerini söyler.
  • Hayatı genelde kendi seçimi değildir. Annesinin, babasının ya da eşinin seçimidir.
  • Hayatî kararlarını suçlulukla, korkuyla ya da utançla alır.
  • Hayatındaki her şey KONTROL altındadır: İşi, bedeni, ilişkileri…
  • Arkadaş grubundaki “güvenilir” ve “saf” çocuktur.
  • “Verici”dir.
  • “İlgili” ve “çözücü”dür.
  • Başkalarının onayı ile yaşar.
  • Hatalarını saklar.
  • Duygular onun için dikkat bozucu şeylerdir. Analiz etmek hayat kurtarır.
  • Babasından “farklı” olmaya çabalar.
  • Kadınlarla erkeklerle olduğundan daha iyi anlaşır.
  • Başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koyar.

Baştaki hikâyeye geri dönelim…

Bu adam, olmayan babasının ilgili ve sevgisini ister, alamaz. Babası ile derinlik arar, bulamaz. Hayatı boyunca babası ona içten bir “Nasılsın canım oğlum?” diye sormamıştır bile. Ona içten içe öfke doludur.

Bu adam, annesi onu ya da hayatını, seçimlerini eleştirdiğinde merkezinde duramaz. Sevgilisine bir gün “Sana hayranım!” der, ertesi gün annesinden gelen bir telefonla fikrini değiştirir, sevgilisini yargılar. Annesine yaranmanın onun temel besini olduğunu fark edemez. Bununla beraber, annesinin onu henüz çocukken babasının yerine koyarak duygusal besini haline getirmesine içten içe öfke doludur.

Bu adam çocukluk arkadaşlarına derin bir bağ ile bağlıdır. Onlar onun “güven” alanıdır. Tam olarak tatmin olmasa da oradan çıkmak onun için korkutucudur. Bu nedenle de, her ne kadar bu arkadaşlarının hayata bakışları, seçimleri ve yaşam tarzları ona uymuyor olsa da onları bırakamaz. Onlarla başka biri olmaya, yaşamında ise başka benler olmaya devam eder. Bunu içten içe bilir, bu nedenle de içten içe öfke doludur… hem dostlarına hem kendine.

Bu adam evlenir. Karısı için her şeyi yapar. Kötü gününde elbette ki onunladır. Kendi ihtiyaçlarını göz ardı eder, kadınını kurtarmak için yıllarını harcar. Sonra da kaybettiği gençliğini görür, paniğe kapılır. Seks, İyi Adamlar için problemli bir alandır. Karşılayamadığı ihtiyaçlarının yarattığı panikle etrafa saldırır. Tabii ki bunu sadece o bilir. Seks satın alır, sadece ve sadece “karısını kurtarmak için”. Evet, İyi bir Adam’ın kendince çok geçerli sebepleri vardır. Sonra buna devam edemeyeceğini anlar ve boşanır, ama karısına destek olmaya devam edecektir. Fakat içten içe…. eski eşinin bu muhtaç olma haline ve hayatının en güzel yıllarını mahvetmesine öfke ile doludur.

Bu adamın hayatına kadınlar girer. Partnerlerine her daim iyi davranacaktır. Bununla beraber, kendi sınırlarını çizemediği gerçekliği ile yüzleştiği orta yaşlarında öfkesi görünür olmaya başlayacak ve onu duygusal iniş çıkışlarıyla zorlayan bir kadına el kaldırabilecek, kadınına hayranlığından ve onu ne kadar çok sevdiğinden bahsettikten bir kaç saat sonra onu öfkeyle terk edebilecektir.

O yaş aldıkça, utanç, suçluluk ve korkuyla baş başa kalacaktır.

Ve İyi Adamımız aslında o kadar da iyi değildir:

  • Dürüst değildir: Duygularını bastırır, hatalarını saklar, tartışmadan kaçınır. Onun kendine göre doğru olan eylemleri vardır. Hayır demek istediği anda diyemediği için gücünü kaybeder, sonuç: Kurban rolü.
  • İçinde başka benler taşır ve bunu kabul etmez: Karşınızda Dr. Jekyll ve Mr. Hyde! Onu dışarıda yardım sever bir doktor, içeride ise seks düşkün ve şiddet dolu bir adam olarak görebilirsiniz.
  • Manipülatif ve kontrolcüdür: İstediği ya da söylemek istediği şeyi doğrudan söyleyemez. İhtiyaçlarını yerine getirmek için etrafındakileri manipüle eder, yön verir.
  • Almak için verir: Verdiği her ne varsa, karşılığında sevilmek, takdir ve değer görmek, iyi bir insan olduğunu göstermek içindir. Huzurlu ve sorunsuz bir hayat ister.
  • Pasif-agresiftir: Geri çekilir, tetiklenir ama belli etmemeye çalışır, gizler. Bu agresyonun İyi Adam’daki dışa vurumu ise unutkanlık, geç kalmak, ereksiyon kaybı ya da dikkat/hafıza eksikliğidir.
  • Öfke doludur: O’na sorsanız o öfkeli bir insan değildir, saldırgan hiç değildir. Ancak hayatı boyunca anne-babasına, çevresine ve eşine (yani sınır çizemediği herkese) biriktirdiği öfkesi düdüklü tencere etkisi yaratır. Günün birinde tahmin edilemez şekilde patlayacaktır.
  • Bağımlıdır: Stresle başa çıkmak, durumları düzeltmek ya da sorunsuz bir yaşamı devam ettirmek, acıdan ve hastalıktan kaçınmak için pek çok bağımlılık geliştirir (gölgelerini saklamak, duygu kontrol mekanizmaları geliştirmek, aşırı spor yapmak, ilaçlar ve gıda destekleri ile hafıza ve zeka güçlendirmek, alkol, uyuşturucu, sigara ve seks bağımlılığı).
  • Sınır çizmekte zorlanır: Hayır diyeceği yerde evet der. Süreci istediği gibi yönlendiremez. Sonra da istemediği bir sonuçla karşılaşınca karşısındakini suçlar, “Ne var biraz uyumlu olsan!” der.
  • Yalnızlık çeker: Popüler ve sosyal biri izlenimi yaratır. Oysa ki içinde özgüvensiz bir çocuk taşır. Ergenlik sürecinde okulda aşağılanan ve ezilen o çocuk, işte o, “İyi Adam”dır. Derin ilişkiler kurmakta zorlanır, çünkü insanlar onu sevmeyebilir, kabul etmeyebilirler. O, kadınlara çekici görünmeye çabalar. Ortamlara girdiğinde aşırı çaba sarf etmek zorunda kalır. Zekasını, bedenini, karizmasını geliştirmek için paralar döker.
  • Yardıma muhtaç insanlara çekilir: Onun “kurtarıcı” kişiliği elbette ki yardıma muhtaç insanları seçecektir. Bu, onun çocukluk şartlanmasıdır. “İyi çocuk” olursa onaylanacak, annesi tarafından sevilecek, hatta babasını dahi eve geri getirebilecektir (zira babasının eve gelmemesi onun suçudur. O “iyi bir çocuk” olsaydı babası onunla olurdu).
  • İyi bir dinleyici değildir: Dinlemek, İyi Adamlar için işkence gibidir. O, siz ona içinde bulunduğunuz durumu anlatırken “Dur lütfen takip edemiyorum! Çok konuşuyorsun!” diyecektir. Bunun nedeni bu kişilerin içlerinde sizi ve durumu çözme çabalarıdır. Sizde ne olduğuyla bağ kuramazlar.
  • Sorunlardan korkar: Dürüst olamamalarının bir nedeni de budur aslında. Tartışmak onlar için gereksiz bir eylemdir. Tartışma yaratmamak adına sizinle kendi içlerinde ola gelen hiç bir şeyi paylaşmamayı yeğlerler.
  • Suçlar ve yargılar: İyi Adamlar, ilişkilerinde partnerlerini adeta bir “proje” olarak ele alırlar. Onlar için ilişki, düze çıkarılacak bir çalışma sahasıdır. İşler istedikleri gibi gitmeyince de (kendi içlerinde bütünlükleri yoksa, yalan söylüyorlarsa ve obsesif şekilde iyi olmaya odaklanmışlarsa zaten bu mümkün değil) sizi, hayatlarının önünde duran bir engel olarak ilan edeceklerdir.
  • Cinsellik alanında sorun yaşar: Çoğu İyi Adam cinsellik alanında sorunlar yaşar. Dışarıdan çok sağlıklı ve çekici görünürken ve bedeni için her şeyi yaparken siz, onun çantasında bir ereksiyon hapı bulabilirsiniz. Sizinle dürüstçe durumunu paylaşmak yerine (bilmek isteyebileceğinizi aklına bile getirmez), dışarıdan destekle size “eksiksiz” olduğunu göstermeye çalışır. Bununla beraber çoğu İyi Adam’ın aşırı porno ve mastürbasyon, hayat kadınlarına ya da evlilik/birliktelik dışı ilişkilere meyli vardır.
  • Başarı? : İyi Adamlar genel olarak yetenekli ve zekidirler, ancak hayatlarını yönlendiren kişilik bozuklukları nedeniyle gerçek potansiyellerini deneyimleyemezler, bu da onlara derin bir başarısızlık duygusu getirir.

NEDEN PEKİ!?

Bunların nedeni, bu adamların çocukken güven alanında yaşadıkları sarsıntılar ve oldukları gibi kabul görmemeleridir. Geliştirdikleri hayatta kalma becerileri küçük yaşlarında işe yaramış olsa da bu, ileriki yaşlarında onları hayatın bolluğundan ve bereketinden alı koyar. Bu, aslında hepimizin yaşadığı genel bir etki-tepkidir, ancak İyi Adamlar seçtikleri tepkilerle “İyi Adam” unvanını kazanırlar.

İyi Adamların seçimlerini yöneten en önemli duygular utanç ve suçluluktur. Onlar için kadını (anneyi) incitmek, insanlara kötülük yapmak ya da yardım etmemek olasılık dahilinde olamaz. Vakti zamanında annesini inciten babası, İyi Adam’ın “olunmaması gereken rol modeli” haline gelmiştir ve babasının tam zıttı olmaya çalışan bu adam, doğal olarak “erkek” olmamayı seçecektir ve kendi maskülen gücünü bırakmayı seçecektir çünkü onun ilk erkek modeli babasıdır. Bu açıdan incelediğimizde İyi Adam’ın maskülen öz alanında derinlikli şekilde çalışması elzemdir (bu da ikinci yazının konusu olsun).

Çocukken, duygusal olarak zorlandığımız zamanlarda geliştirdiğimiz hayatta kalma stratejileri vardır. Bu stratejileri duygusal ve fiziksel stresle başa çıkmak ve benzer durumları tekrar yaşamamak için kurgular ve alışkanlık haline getiririz. İyi Adamlarda bu stratejilerin başında utançla baş etme teknikleri gelir. Bunun için yalan söylemek, olanı söylememek, unutmak (söz ya da eşya), randevuya geç kalmak gibi araçlar geliştirirler. Çoğunlukla bunların savunma stratejileri olduğunun farkında değildirler.

BU İYİ ADAMLAR DA NEREDEN ÇIKTI!?

(Glover’ın topladığı bilgiler ışığında)

2. Dünya Savaşı ile birlikte erkeklerin iç dünyalarında bir değişim başladı ve Glover’ın “İyi Adam” dediği erkeklerin sayısı büyük bir hızla artmaya başladı, çünkü…

Endüstriyel devrimle birlikte şehirlere göç başladı, babalar evden uzak kalmaya, oğullarıyla özellikle fiziksel işler yapmamaya başladılar. Boşanma oranları arttı ve kadınların yönettiği ev sayısı arttı. Eğitim sistemi tamamıyla kadınların eline geçti (kadın eğitmenlerin sayısı her yerde erkek eğitmenlerden daha fazla). Feminizm akımıyla birlikteyse erkeğe bakış açısı değişti.

Yani…

  • Erkek çocuklar babalarından ayrı kaldılar ve sağlıklı eril modeller edinemediler,
  • Erkek çocuklar kadınlar tarafından yetiştirilmeye başladı,
  • Radikal feminist akım ile birlikte erkekliğin kötü ya da gereksiz olduğunun altı çizildi.

Sonra ne mi oldu? Kadınlar, “Neden doğru düzgün erkek yok!?” diye yakınmaya, erkekler ise, “Kadınlar neden tatminsiz ve hep daha fazlasını istiyor!” diye hayıflanmaya başladılar.

Bu sonu el birliği ile hazırladığımızı fark etmedik. Onun yerine feminist bakış açısıyla erkekliği yerdik; erkek olmayı, maskülen olmayı agresyonla ve şiddetle aynı kefeye koyduk ve “yumuşak” ve “şefkatli” erkekler yetiştirdik. Biz erkekleri canlı canlı mezara soktuk. Şimdi de erkek arıyoruz, yok. Peki biz erkek ne, biliyor muyuz?

Bu soruyu başka bir yazıda tartışacağım. Şimdi konuya, bu sürecin nasıl geliştiğine bakalım yeniden:

1900’lerin başında kırsal yaşamda hayatlarını devam ettiren insanlar, aile içerisinde sağlıklı cinsel özlerin gelişmesine katkıda bulunduklarının muhtemelen çoğunlukla farkında değillerdi. Babasıyla ve erkeklerle zaman geçiren, fiziksel olarak çalışan erkek çocuklar maskülen özü öğrenebiliyor, annelerine ya da dişile bağımlılık geliştirmeden kendileri keşfetmek için fırsat yaratabiliyorlardı. Şehirlere göç ile birlikte babalar tüm gün ortadan yok olmaya ve çocuklarını evde anneleriyle ya da kadın dadılarla bırakmaya başladılar. Erkek çocuk her şeyi kadından öğrenmeye başladı, maskülen olmayı da. Sonuç olarak feminen bakış açısıyla büyüyen bir maskülen dünyaya geldi. Bu da yetmedi, 50-60’lı yıllarla birlikte, bitmeyen savaşların nedeni ilan edilen erkekleri kötüleyen ve çocuklarının “o acımasız erkekler” gibi olmasını istemeyen kadınlar barışçıl, verici, şefkatli ve kadının ihtiyaçlarını önemseyen, ilgili erkekler yetiştirmeye devam ettiler. “Erkek gibi olmayan erkekler”e merhaba dedik böylece. Erkeğe öfke duyan, onları acımasız, kalpsiz, duygusuz ilan eden kadınlarca yaratılan bir nesle merhaba dedik. Bu konuda Robert Bly’ın Iron John kitabı muazzam bir analiz veriyor, okumanızı tavsiye ederim (ve umarım yakında çevirini de yapacağım). Bly, bu erkeklere “yumuşak erkekler” diyor ve şöyle devam ediyor: “Bu erkekler sevecen, değerli insanlar ve dünyaya zarar vermek ya da savaşmak istemiyorlar. Yaşam tarzları nezaketle dolu. Ancak bu erkeklerin çoğu mutsuz. Bu erkeklerdeki enerji yoksunluğunu bir bakışta görebilirsiniz. Yaşamlarını devam ettiriyorlar ama yaşam enerjisiyle dolu değiller. Bununla beraber ironik bir şekilde, çoğunlukla böyle adamları ışık saçan ve parıldayan, güçlü kadınlarla görürsünüz. Bu erkekler babalarından daha üstün ve tüm evrenin ahengine uyumludurlar, ancak sunacak enerjileri yoktur.”

Bu nedenle diyebiliriz ki bu adamları kadınlar (anneleri) yönetir. Kadınlar ne isterse ona doğru evrilirler. İlgi, destek, para, aşk, sevgi ya da seks! Bunlara mı ihtiyacınız var? İyi Adam iş başında! Size “kurtarıcı” olduğunu söylemiştim! Sorun şu ki, bu adamlar kadınların istediği şeylerin bu olduğunu düşünürken aslında kadınların istediği şey İyi Adam değil, bütünlüğe sahip gerçek bir adamdır. Bu adam…

  • Kendi gerçekliğini kabul eder. Neyse odur.
  • İhtiyaçlarının sorumluluğunu alır.
  • Maskülen özünün farkında ve onun içerisinde rahattır.
  • Ondan bekleneni değil, derin gerçekliğini yaşar.
  • Dolaysız, dürüst ve şeffaftır.
  • Duygularını bastırmaz, paylaşır.
  • Sorun çözmeye odaklanmak yerine aktif dinlemeye odaklanır.
  • Sınırlarının farkındadır. Rahatlıkla sınır çizebilir.
  • Deneyimlediği her şeyi bir öğrenme aracı olarak kabul eder.
  • Başkalarının onayını beklemez.
  • Derin ilişkiler deneyimler.
  • Kendi ihtiyaçları önceliklidir.
  • Bağımlı kılmak için değil, bağımsızlıkla verir.
  • Korkularıyla yüzleşir.
  • Gölgelerini sahiplenir.
  • Kendine dürüsttür.
  • Erkeklerle samimi ve anlamlı ilişkiler kurar.
  • Kadınları kurtarmak ve avlamak yerine onlarla gerçek ve samimi ilişkiler kurar.
  • Sorunlarla yüzleşir, onlardan kaçınmaz.
  • Yaşamın değişkenliği içerisinde rahatlayabilir.

Düşüncem o ki, yine dönüp dolaşıp kendi gücümün farkındalığını keşfetmeye, gölgelerimi sahiplenmeye ve bütünlüğümü bulmaya doğru evrilmek için adımlar atmanın önemine geliyoruz.

Yazıyı açık kapıyla bitiriyorum. Devamı serinin ikinci yazısına 😉

 

Didem Çivici

Wild Woman Academy Kurucusu ve Eğitmeni

 

“Çoğu İyi Adam, maskülen enerjilerinin karanlık yanını bastırarak kadınların onayını kazanabileceklerine inanır. Bu, 1960’lardan bu yana kültürümüze hüküm süren anti-eril havayı düşünürsek oldukça mantıklı bir tutumdur. Ancak ironik olarak, bu erkekler çoğunlukla kadınların “pislik herifler”e daha çok çekildiğinden şikayetçidirler. Pek çok kadın, İyi Adamlar’da yaşam enerjisi sezemedikleri için bu adamlara çekilmediklerini paylaşmışlardır. Bu kadınların “pislik herifler”de bulduğu şey, daha çok maskülen keskinliktir aslında.

İyi Adamlar maskülenliklerinin karanlık yanından kaçmaya çalışırken, bu eril enerji gücünün pek çok başka alanını da bastırmaktalar. Sonuç olarak cinsel özgüvenlerini, mücadele ruhunu, yaratıcılıklarını, egoyu, deneyim hevesini, enerjilerini, ifşa yeteneklerini ve güçlerini de kaybederler.”

Robert A. Glover, “No More Mr. Nice Guy!”

 

*”Bay İyi Adam”

 

 

2 thoughts on “ERKEĞİN ANATOMİSİ: “MR. NICE GUY”*

Add yours

  1. Yazının sonunda ki “ gercek adam “ tarifi cinsel bır kimlikle ozdeşleştırılemeyecek kadar genış ve idealeştırılmiş degil mi? Bu ozellikler kadın yada erkekten zıyada insan olmaya cabalayan bır varlığın ozellıklerı olsa gerek . Saygılar

    Beğen

    1. Merhaba,

      Size katılıyorum. Bu makalede özellikle erkekleri mercek altına aldım, zira kitabın altını çizdiği önemli hususların olduğunu düşünüyorum.
      Bununla beraber bu durumun kadın versiyonuna dair kendi fikirlerimi içeren başka bir yazı yazmaktayım.

      Sevgiler

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: