Gölge 501: Derin Bağlılık

IntimateRelationship-Challenge

Cinselliği romantize ederek, ruhsallaştırarak ya da cinselliğe tantrik veya metafizik kavramlar yükleyerek, onu “daha kutsal” bir şeye dönüştürmeye çalışarak manipüle edebiliyor ve olası derin bir bağlantıyı mahvedebiliyoruz. OLUŞların içerisine kavramları ve anlamları yerleştirdiğimizde doğallıktan uzaklaşabiliyoruz. Biz bunu yaptıkça ise olmakta olan yok olabiliyor. Şimdi olan her ne varsa onda derinleşmek yerine gelecekte olmasını ümit ettiğimiz bir gerçekliği hayal ederek beklenti içerisinde kıvranmaya başlıyoruz. Cinselliğe “daha ulvî” anlamlar yükledikçe “ulvî” beklentiler yaratabiliyoruz. Yükselmeyi aradıkça “aşağı”yı yaratıyor, kendi içimizde şiddeti doğuruyoruz. İçinde bulunduğumuz ânın “daha” olmasını, sevgilimizin “daha” olmasını, hayatımızın “daha da!” olmasını bekleyip duruyoruz.

Cinsellik, “daha ulvî” arayışlardan sıyrıldıkça derinleştirici bir alan haline gelebilir. Derin güven, derin tutku, derin sevgi, hakikilik ve sonuca odaklanmaksızın oluşa-odaklı bir varoluş haliyle cinselliğin armağanlarını keşfedebileceğimizi düşünüyorum. Cinsellik bir kurtuluş yolu olduğunda ya da uzak durulacak bir olgu haline geldiğinde doğallığını ve armağanlarını yitirmeye başlar. Stratejiler ve beklentilerle yönlendirildiğinde sığlaşır. Cinsellikte amaç seks yapmak değil, hali hazırda derinleşen aşk ve sevgiye alan açmak. O zaman bu alan kalbî merak ve açıklığı getirebilir; O zaman bu alan köklenmeyi, sağlamlaşmayı, büyümeyi ve olgunlaşmayı sunabilir; O zaman bu alan vahşiliği ve ilahiliği bir arada doğurabilir. O zaman cinsellik bizi ruhsal olarak yükseltecek, bizi daha iyi hissettirecek bir araç olmaktan çıkar, aşkın kendisi olur. Böylesine derin bir cinsellik bizi derin bir bağlılığa ulaştırabilir ve derin bağlılık ise bizi böylesine derin bir cinsellik alanına ulaştırabilir.

 

Derin bağlılık nedir?

Öncelikle derin bağlılık ne değildir, ona bakalım:

Söz vermek değildir.

Teminat vermek değildir.

“Biz”i devam ettirmek adına “ben”den vazgeçmek değildir.

Kendi geçmişinin ve hayat örüntülerinin esiri olarak ilişkiye devam etmek değildir.

“İdare etmek” değildir.

Derin bağlılık öncelikle kendimizle derin bağlılığı gerektirir. Kendi hikayelerimizle samimi olmayı, davranış ve ifade alışkanlıklarımızın köklerine merakla bakarak ilerlemeyi, şefkatte ve merhamette nefes almayı, kapsayıcı ve verici olmayı, güvende hissetmeyi gerektirir. Derin bir ilişki için derin bir bağlantı gerekir. Derin bağlılık içinse derin bir bakış gerekir.

Derin bağlılıkta, ânda gerçek olan ile hakiki bir bağ kurma hevesi vardır ve bu heves derin kalpten gelir. İki kişi kendi yaşamlarına ve diğerinin yaşamına merak ve şefkat ile bakabildiğinde, hikayelerini kabullenerek ve dönüşümü isteyerek evet dediklerinde derin bağlılık çıka gelir. Burada derin mevcudiyet vardır. Burada acıya ve olmakta olana açılmak vardır. Burada seçim yapmak vardır. Burada sınırlar vardır ve sınırlar olgunlaşmamış bir ilişkiye kısıtlayıcı görünürken, olgunlaşmış ve derin bir ilişkiye özgürleştirici görünür. Burada ilişki bir simya kazanına dönüşebilir. Burada genişleme, büyüme ve bağımsızlaşma olasılığı vardır.

Derin bağlılığın temelinde güven nefes alır.

Güveni besleyen şey ise şeffaflık ve hakikilik. Utanıyorum ama utancımı saklıyorum. Korkuyorum… sınırlarımı çizmek benim için oldukça zor, kaybetmekten ya da huzurun bozulmasından korkuyorum. Benim sınırlarım yok. Ben sınırlarımı nasıl çizeceğimi bilmiyorum. Bu nedenle de HAYIR dediğimde bu kısmî bir evet, EVET dediğimde ise bu kısmiî bir hayır içeriyor. Ben kendi muktederatımın farkında olmadığımda, neyi gerçekten istediğimi bilmediğimde karşımdaki kişiye de netlik veremiyorum, çünkü ben kendi içimde netleşemiyorum. Sonra çizemediğim sınırlar elime ayağıma dolaşıyor, bir bakıyorum kendi ihtiyaçlarımı sabote ediyorum. Öfkeleniyorum. Suçluyorum. Ben bu döngünün, bana ait olan bu örüntünün/hikayenin/alışkanlığın farkına varmadığım sürece hayatım başkaları tarafından yönetiliyormuş gibi geliyor ve öfke doğuyor. Ben bu hikayeyi dinlemedikçe, anlamadıkça ve bu hikayemdeki ihtiyaçlarımla bağlantı kuramadıkça ne kendime ne de başkalarına katkıda bulunamıyorum. Çoğunlukla da hikayemi bana hatırlatan, beni bu hale getiren insanı ya da ilişkiyi suçluyor, onları günah keçisi ilan ediyor ve oradan uzaklaşıyorum…kendimle birlikte. Ve bu, aslında benim yaşamın çalkantılarına tepki veriş biçimim.

 

Peki ne yapacağız?

Utançların, korkuların, öfkelerin ve suçlamaların açık ve yargısız bir dil ile paylaşılması kişiler arası kalp bağını güçlendirebilir. Aksi halde yüzeydeki dalgalarla ala bora olmaya hazır olun! Hikayelerimiz var ve her daim var olacaklar. Karşımızdakinin hikayeleri bize korkutucu geliyorsa kendi hikayelerimizin girdabı içerisinde nefes alamıyor olabiliriz. İlişkilerde kişinin merkezinde nefes alması oldukça zor, ama imkansız değil diye düşünüyorum. Bizler, birbirimizin hikayeleri ile tanıştığımızda genelde kısa süre içerisinde geri çekiliyor, yargılıyor veya suçluyoruz. Derin ilişkiler arzuluyor ama okyanusun dalgalarından aşağı, derinlere dalamıyoruz. Nefesimiz yetmez, boğuluruz sanıyoruz. Oysa fikrim o ki, aynı ana rahminde olduğu gibi okyanusun derinliklerinde de nefes alabilir, ihtiyaçlarımızın kaynağıyla bağlantıya geçebiliriz.

Belki de asıl soru şu:

Derinlikte kırılganlık var, çıplaklık var, açıklık var, görülmesini istemediğimiz tüm yaralarımız var. Onları görmeye, dinlemeye ve kendi kendilerine iyileşmeleri için yaralarımıza alan açmaya hazır mıyız?

Bu süreç muhtemelen acı dolu olacak. Karşılanmayan tüm ihtiyaçlarımızla kesikler alan bedenimizin kan revan içerisinde olduğu gerçeği ile yüzleşeceğiz. Ancak bu süreç gerekli diye düşünüyorum. O yaralar görülmedikçe ve ifade bulmadıkça derinleşecekler ve iyileşmeleri çok daha uzun zaman alacak. Bununla da kalmayacak, biz bu yaraları görmemezlikten gelerek yaşamaya devam etmeye çalıştıkça alttan alta yaşamımıza hükmetmeye devam edecekler. İnsanların o yaralarımıza dokunmamaları için bin bir takla atacak, yolumuzu değiştirecek ve olmadığımız biri gibi davranmaya devam edeceğiz. Hayatımız maskelerle dolacak.

Tek başına yolculuklar zaten yeterince zor olabildiği gibi ilişkilerde de bu süreçler oldukça karmaşık ve zor olabiliyor. İki kişinin birlikte bu yolculuğa çıkması için an be an açık, suçlama-utanç-korku duyguları belirdiğinde ayık ve kalbî bir merak ile yol almak için merkezlerinde olmalarının yanında dışarıdan yeterli desteği almalarının da faydalı olacağını düşünüyorum. Açıkçası fikrim o ki bu süreçlerde psikoterapi ve empatinin (Şİ) bir arada olması süreci hem kolaylaştırıyor hem de güçlendiriyor.

Velhasıl, derin bağlılığı yaratacak olan asıl temelin güven olduğunu söyleyebilirim sanırım. Bununla birlikte güvenin dışarıdan sağlanamayacağını düşünüyorum. Güveni sağlayacak şey birlikte niyet edilen ve bilfiil açılan gerçeklik alanı. Bunun için ihtiyacım olan şey ise öncelikle kendime karşı dürüst olmak. Hikayelerimi keşfetmek, davranış ve düşünce alışkanlıklarımı fark etmek, travmalarımı anlamak ve tüm bunlarla hareket etmemeyi öğrenmek. Kendime dürüst olmayı seçtiğimde, gerçek olmayı seçtiğimde ve ilişki içerisinde de birbirimizi hallerimizle ve niyetlerimizle gördüğümüzde, utanç-korku-suçluluk gibi gerçekliğimizi perdeleyen duygularla bağlantıya geçip hikayelerimizin aslına vardığımızda ve bunu kendimizle ve birbirimizle paylaştığımızda güven alanı kendiliğinden doğuyor diye düşünüyorum. O zaman ben seçim yapabiliyorum. O zaman saygı, bütünlük, destek, özerklik ve aidiyet gibi temel ihtiyaçlarımı karşılayabilmek için kendi seçimimi yaparak özgürce yol almayı seçebiliyorum. İşte o zaman derin bağlılığı yaratabiliyorum.

 

Didem Çivici

Wild Woman Academy Kurucusu ve Eğitmeni

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: