Gölge 101: Anima & Animus

Anima ve Animus: Jungçu psikolojide temel olarak bahsedilen üç alandan (Ego/Persona, Benlik ve Gölge) Gölge alanına ait olan iki kavram. Anima Yin, yani dişil alanı, Animus ise Yang, yani eril alanı ifade ediyor. Bunlar, varoluşun dişil ve eril prensipleri.

6d585f7eaa9c856675386e1a43ab81d3

Genel kanı odur ki, modern dünyamıza “eril” hüküm sürmektedir, “Ataerkil” toplumlarca yönetilmekteyiz ve her şeyi bu eril zinin alanı şekillendirmektedir. Eril olan “baskındır” ve güç sahibidir. Eril alanın daha baskın olduğunu söylemek elbette mümkündür, ancak “güçlü” ya da “sağlıklı” olduğunu maalesef söyleyemeyiz.

Clarissa P. Estes, kitabında “Bir kadın animus’unu keşfetmedikçe yola devam edemez,” der. Bu ifade, senelerdir üzerine çalıştığım eril-dişil prensiplerin doğada ve ilişki-toplum alanında nasıl işlediğine dair çok önemli bir noktaya parmak basıyor. Konuyu biraz daha açmak için öncelikle eril ve dişil kavramları daha netleştirmek, şeffaf ve anlaşılır hale getirmek istiyorum.

Dişil ve eril prensibi anlatmak için her zaman başvurduğum muhteşem bir örnek vardır, sizinle onu paylaşacağım. Bu örneği, aldığım eğitimlerden birinde tanıştığım ve sonrasında da bana rehber olan çok sevdiğim bir hocam vermişti. Eril ve dişil özlerin ahengi, pole (direk) dansına benzer. Pole (direk) eril özü ve dansçı da dişil özü temsil eder. Eril öz –animus- merkezinde sabittir, sarsılmayandır. Şimdi bu direk sağlamsa eğer, güçlüyse ve dişili taşıyabilecek kuvvetteyse, dansçı teslim olarak ve güvenerek her şeyini, tüm armağanlarını paylaşabilir. Ancak bu direk sallanıyorsa, güvenilir değilse, dansçı istediği kadar muhteşem bir yetiye ve armağana sahip olsun, dansını ve güzelliğini sunamaz. Direğin üzerinde duramaz, hareketlerini ifşa edemez.

Anima-animus, Yin-Yang, feminen-maskülen, dişil-eril, ne dersiniz, her yerde mevcut. Bu iki prensibin sağlıklı olması demek, bu örnekten de yola çıkarsak, maskülen ne kadar kuvvetliyse aslında feminen tarafımız da o kadar ışıldayabilir demek. Ve kendi yeteneklerimizi, armağanlarımızı dünyaya o kadar ifade edebiliriz demek. Animus o yüzden bu kadar değerli.

Onur ile bir sohbetimizde (Dr. Onur Aydınoğlu, Geleneksel Çin Tıbbı Uzmanı) Çin Tıbbı’nda yer alan bir konuya açıklık getirmişti, ki benim de ilgimi oldukça çekmişti. “Yin” alanı tedavi etmek için her zaman ilk önce “yang” alanda çalıştıklarını ifade etmişti. Yang alanda sağlık kazandıktan sonra Yin alanda çalışmaya başlandığını söylemiş ve Yin’e alan tutan her zaman Yang’tır diye eklemişti. Bu ifadeler, çalışma alanım için büyük bir heyecan yaratmıştı, zira dişil özün güçlendirilmesi için dişil alanda değil, önce eril alanda çalışılmasının daha güçlü bir yöntem olduğunu düşünüyorum.

Pole dans örneğine geri dönersem, dansımı icra edebilmem için önce sağlam bir direğe ihtiyacım var ve bu direk, evimin direği diyeceğim koca/partner adayım değil.

Hayatın içerisindeki dişil alanlarımı yüceltebilmek için, yaratabilmek, dişiliğimi onurlandırabilmek ve doğurduğum güzellikleri paylaşabilmek için önce benim merkezimde olmam gerek. Ben nelere kâdirim? Nelere kâdir değilim? Bu alan, “muktedir olmak” ile ilgili, “eril” ile ilgili. Bunların farkında olup sonra yaratıma geçebilmek için bu alanı sağlıklı hale getirmem gerekiyor. Kadın ya da erkek fark etmez. Eril öz ne kadar sağlıklıysa dişil öz de parlaklığını o kadar getirebilir.

Kadın veya erkek fark etmez, bir varlığın içerisindeki eril ve dişil öz yoğunluğu fark gösterebilir. Bir kişinin gün içerisinde bile eril ve dişil yüzdesi farklılaşabilir. Mesela ben eğitim verdiğimde herkese alan tutarken %95 maskülen %5 feminendeyim. Ancak özel hayatımda çoğunlukla %95 feminen %5 maskülen olmayı seçerim. Bu oranlar değişebilir. Kadın ya da erkek ol, fark etmez. Aslında tam bu açıdan baktığımızda cinsiyetsiz bir yere doğru gideriz. Her bir kadın ve erkeğin kendi cinsel özlerinin farkında olduğu, iletişim ve yaşamları içerisinde bilinçli cinsel öz seçimi yaptığı bir dünya hayal edin!

Cinsel Özü keşfetmek çok önemli diye düşünüyorum. Bu alanda çokça yazan, anlatan insanlardan biri de David Deida. “İlişki duayeni” dediğim bu adam, tüm kitaplarında cinsel öz keşfinin öneminden ve bu özleri nasıl kullanacağımızdan bahseder. Cinsel öz farkındalığı önemlidir, zira bir ilişkide ya da hayatımın her hangi bir alanında aşk ve coşkunun olmasını arzuluyorsam, ahenk istiyorsam, sağlık istiyorsam cinsel özlerin dansını öğrenmek durumundayım. Cinsel öz keşfi çok büyük bir adım. Çünkü cinsel özünü tespit edebilirsem hayatımdan daha çok keyif alabilir, yaşama aşkla daha çok açılabilirim. Cinsel özlerin neye nasıl hizmet ettiklerini kavrayarak yaşamı nasıl zenginleştirebileceğimi keşfedebilirim.

Pek çok erkeğin “İlişki kurabileceğim derin ve hisseden kadın yok!” ve pek çok kadının da “İlişki kurabileceğim güçlü ve merkezinde erkek yok!” dediğini duyuyorum. İlişki alanında bu “cinsel öz” kavramı nasıl çalışıyor peki?

Cinsel özlerin dansından bi’ habersem ve gidip de erkeğimle muhteşem, aşk dolu ve sevişken bir ilişki yaşamak isterken adama emirler yağdırır, işleri nasıl yapamadığını söyler, onu eksik hissettirirsem sonuç muhtemelen hezeyan olacaktır. Ya da her tetiklendiğimde susar, içime kapanır, geçmiş travmalarımın etkilerini anlayamadan bedenimin kasılıp kalmasına izin verir ve “başıma gelen her şeyden” erkeğimi sorumlu tutarsam muhtemelen o erkek benden hızla uzaklaşmak isteyecektir. Çünkü erkeğe emirler yağdırmak aslında ona şunu söylemektir: “Ben senden daha iyi bir erkeğim!”.

Bu diyalogların ve eril-dişil dansının zenginleştirici gücüyle tüm inziva süresince tanışacağız. İkili ilişkilerde olmasını arzuladığımızı yaratmak için hangi yolu ya da yolları seçersek kalbimize ve hayatımıza hizmet eder, birlikte keşfedeceğiz.

Didem Çivici

16.08.2017

(Bu makâle, 2017 Temmuz ayında gerçekleşen “Vahşi Kadın’ın Yolculuğu: Karanlığın Bilgeliği” inzivasındaki ses kayıtlarından yararlanılarak oluşturulmuştur. Ses kayıtlarının deşifre ederek Akademi’ye katkıda bulunan Melek Özüm Öztürk’e teşekkür ederiz.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: