“Vahşi Aşk”

”Hayat boyu öğreneceğin en büyük şey sadece sevmek ve karşılığında sevilmektir..” 

(Moulin Rouge filminden)

Document22

Ne zamandır kalbini pır pır ettiren, başka pek çok kalbi açacağını adın gibi iyi bildiğin o sırrı paylaşmak için neden bekliyorsun?

Görmüyor musun yaşam bir ân.

Az önce cama çarpan bir serçe avuçlarımda öldü.. şarkılar söyledim, ağıt yaktım.. toprağa bıraktım o küçücük bedenini ve dedim ki: “Toprağa kavuş ve yine gel..”


Görmüyor musun Sevgilim, yaşam sadece bir ân!

Sev beni, öp beni, sarmala kalbimi ve beni Tanrı’ya aç!
Aşkla.. tüm derin kalbinin aşkıyla.

Korkuyorum. İncinmekten değil, kaybetmekten.. içimdeki o derin hissi. Tutunuyorum hunharca. Sonra nefes alıyorum, derin, çok derin. Nefesim ciğerlerimden dışarı sızarken ses çıkarıyor umarsızca… “aşk”.

Ölümler ardı ardına: önce içimdeki eski ilişki, ki kendisi zamansız bir düşük idi, sonra yüzlerce ölü, ki bedenleri parçalanırcasına, ve son olarak da küçücük bir serçe, bir an göz göze gelmemizle uçup cama çarpması ile yere cansız düşmesi bir oldu..

Kalbim tüm bunları bir kaç gün içerisinde kaldırabilir mi? Nefes aldırmayan bir rüzgar var buralarda, nefesimi keser mi?

Göz yaşlarım toprağa düştükçe kalbim toprakla buluşuyor sanki. Özlemim arttıkça erkeğimin kalbini daha da çok hissediyorum. Ölüm, diyorum, bu olsa gerek. Karanlığın ortasında, toprağın altında büyümeyi düşleyen bir tohum gibi, kalbimin yoğunlaşıp küçücük bir tohum halini alması..

Şimdi kalbimi ve kadınlığımı onurlandırma vakti.

Sözlerim var hayata dair:

Dürüst ol, önce kendine. Zira dürüst olmak, açık bir kalp anlamına gelir. Ve kapalı bir kalp ile sevemezsin. Gerçek aşk, kalbinin en kırılgan haliyle sevgilinin nefesine nefes katmak demektir. Kendine dürüst olmak, yaşamı aşkla kucaklamak ve her varlığı sevgilin olarak görmek ve dürüstlüğünü esirgememek, bu hayatta kazanabileceğin en mucizevi öğretilerden biridir.

Aşkın kendisi ol. Kalbin her şeye kâdir. Aşık olmak için özlem çekiyor olabilirsin ya da seni, senin onu sevdiğin gibi sevmediğini “düşündüğün” bir adamla/kadınla birlikte olabilirsin. Arzun, seni delicesine seven biri, eminim. Lâkin hiç bir şey seni aşkın kendisi olmak kadar tatmin etmeyecektir. En mükemmel olduğunu düşündüğün bir ilişkide dahi iniş çıkışlar, tartışmalar ya da anlaşmazlıklar vardır. Nihayetinde, bu olumsuz olarak gördüğün her şey senin ve sevgilinin “aşkın dışında” olduğu zamanlarda hayat bulur. Gerçek aşk, kendisinden başka bir şeyi kabul etmez.

Cesur ol. Aşk, cesaret ister. Kendine ait yaralarını, hikayelerini, serzenişlerini ve inançlarını arkanda bırakman gerekir. Ve tüm bunları yapabilmek cesur insanların işidir. Cesaret, meydan okumak değildir. Cesaret, kalbi açmak için merkezinde olabilmek ve şefkati âna çağırabilmektir. Cesur olduğun an, aşk akmaya başlar. Cesur olduğun an, aşk seni fethetmeye başlar.

Vahşi ol. Doğa ile bağlantıda olmak, onu izlemek ve rehberliğini kabul etmek hayatlarımıza erdem getirecektir. Sürdürülebilir bir ilişki ve aşk için doğal olmak, vahşi olmak gerekir. Ân’da olmak, vahşiliktir. Sadece doğayı sezebilen bir varlık gerçekten ândadır. Uçan bir kartal ya da koşan bir kurt her şeyi koklar, işitir ve görür. Bedeninin fakındadır. Arzularının ve ihtiyaçlarının farkındadır. Suçlamaz. Gereksiz yere saldırmaz. Vahşi bir kadın/erkek doğaldır ve bu vahşi olma hali kalpte olmayı beraberinde getirir. Kalpte olan bir varlık vahşidir, cesurdur ve dürüsttür; Vahşi olan bir varlık AŞKın kendisidir.

Didem Çivici

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: