ERKEĞİN ANATOMİSİ: “MR. NICE GUY”*

Hayatınızın ve ilişkinizin her daim sorunsuz ve huzurlu olmasını istiyor, kendinizi diğer erkeklere göre “daha iyi” ve “daha verici” ya da “daha dürüst” mü görüyorsunuz? Nedeni Robert A. Glover’ın kitabında bahsettiği “Mr. Nice Guy”* sendromunuz olabilir! Glover’a göre, İyi Adamlar iyi, verici, nazik ve ilgili olurlarsa, her şeyi doğru yaparlarsa mutlu ve tatmin olacaklarına, hayatlarının sorunsuz... Continue Reading →

Featured post

İLİŞKİNİN TAO’SU

“Kırılganlığın olmadığı bir ilişkinin kıyıya vurması kaçınılmazdır.” – Robert Augustus Masters Şeffaflığın ve kırılganlığın görünür olmadığı yerde duygular ve düşünceler (hikayeler) birikiyor. Bu birikmeler de sanrıları, varsayımları ve yok saymaları doğuruyor. Şeffaf olmak, kırılganlığımızla, yani içimizde süre gelen her şeyle orada apaçık nefes alabilmek belki de bizi en çok korkutan şey. Kalbi açık tutmak hiç... Continue Reading →

Featured post

DERİN İLİŞKİ

İlişki kurmak, cinselliğin ve paylaşımın var olduğu, çekim dolu bir dinamik sizi cezbediyorsa, aşk ve sevginin ilişki boyutunda nefes almayı seçiyorsanız ve kişisel gelişimin ilişkilerdeki tezahürünü merak ediyorsanız muhtemelen bu makaleyi seveceksiniz. Baştan söylemeliyim ki amacım ilişkilerin gerekliliğini savunmak değil. İlişki kurmayı tercih ediyorsak, ilişkilerde derinliği, samimiyeti, yakınlığı ve sürekliliği nasıl sağlayabileceğimiz üzerine bir kaç... Continue Reading →

Featured post

SAĞLIKLI İLİŞKİLER KURMAK

Önceliğiniz bağlantı kurmak olsun. Her şeyin sizin şifanıza, farkındalığınıza ve ilişki anlamında derinleşmenize hizmet etmesine izin verin. Koşullanmalarınızın (öfke, korku, utanç ve suçlama ile) seçimlerinizi etkilemesine izin vermeyin. Yaşamınıza hüküm süren alışkanlıklarınızı (davranış, konuşma, düşünme) fark edin. Partnerinizin eylemlerini kabul etmekle partnerinizi kabul etmeyi birbirine karıştırmayın. İlişkinizde yolunda giden şeylerin, yolunda gitmeyen şeyleri örtülemesine izin... Continue Reading →

Featured post

Gölge 501: Derin Bağlılık

Cinselliği romantize ederek, ruhsallaştırarak ya da cinselliğe tantrik veya metafizik kavramlar yükleyerek, onu “daha kutsal” bir şeye dönüştürmeye çalışarak manipüle edebiliyor ve olası derin bir bağlantıyı mahvedebiliyoruz. OLUŞların içerisine kavramları ve anlamları yerleştirdiğimizde doğallıktan uzaklaşabiliyoruz. Biz bunu yaptıkça ise olmakta olan yok olabiliyor. Şimdi olan her ne varsa onda derinleşmek yerine gelecekte olmasını ümit ettiğimiz... Continue Reading →

Featured post

Gölge 401: Öfke

Eğitim sürecimiz boyunca ailemizden, okuldan ve toplumdan pek çok şey öğrendik. Duygularımızı ve ihtiyaçlarımızı yok saymayı, bastırmayı ve hallerimizle “başa çıkmayı” öğrendik. Dışarıdan aldığımız mesajlar ise genelde şu mesajı veriyordu: “Duygulara değil gerçeğe odaklan; hissetmezsen hayat daha kolay.”   Duygularımızı ve altında yatan ihtiyaçlarımız ziyaret etmediğimizde hayatla başa çıkmak gerçekten de daha kolaydı ya da... Continue Reading →

Featured post

Gölge 301: Bağ Kurmak

Karanlığa attığımız sesler bir süre sonra tahammül edemediğimiz sesler haline geliyor. O sesler bir zaman önce onaylanmadılar ve arkaya itildiler, karanlıkta kaldılar. Onaylanmayan bir ses her baş gösterdiğinde, bir gölge her çıka geldiğinde “Sen otur oturduğun yerde!” demeye başlıyoruz ve aslında alt metin şu oluyor: “Orada kal! Çünkü hayatımı mahvediyorsun! Ortaya çıkarsan dışarıda kalırım ve... Continue Reading →

Featured post

Gölge 201: Beden ve Duygular

Bedenim hissediyor mu? Bedenim zevk alıyor mu? Bedenim hareket ediyor mu? Dişil öz ile kastettiğim, hareket halinde olandır. Dişil olanı bilgisayar karşısına oturtup tüm gün iş yaptıramazsınız. Onu tüm gün durağan kılarsanız dişil özü öldürürsünüz. Şu ân tüm dünyada olduğu gibi. Sen onca insanı hareketsiz bir şekilde bilgisayar karşısında oturtursan, dünyanın dişil özünü söndürürsün. Dişil... Continue Reading →

Featured post

Gölge 101: Anima & Animus

Anima ve Animus: Jungçu psikolojide temel olarak bahsedilen üç alandan (Ego/Persona, Benlik ve Gölge) Gölge alanına ait olan iki kavram. Anima Yin, yani dişil alanı, Animus ise Yang, yani eril alanı ifade ediyor. Bunlar, varoluşun dişil ve eril prensipleri. Genel kanı odur ki, modern dünyamıza “eril” hüküm sürmektedir, “Ataerkil” toplumlarca yönetilmekteyiz ve her şeyi bu eril... Continue Reading →

Featured post

Hissedilmeyeni Hissetmek

Vahşi Öz dediğimde, doğa ve yaşam ile bağlantıda kalmaktan bahsediyorum; kendi bedeninle, kendi varlığınla bağlantıda kalmak. Clarissa P. Estes’in “Kurtlarla Koşan Kadınlar” kitabından bir alıntı ile başlamak istiyorum: Vahşi gücünü yitiren kadına ne olur? Vahşi gücünü yitirmiş bir kadın neler yaşar ve bunu nasıl anlar? Vahşi gücünü yitiren kadın yorgundur, suskundur, hassastır, kafası karışıktır ve... Continue Reading →

Featured post

“KARANLIĞIN BİLGELİĞİ” 2017 Yaz

  "Benim yolculuğum sadece orda mutlaka bulunmam gerektiğini söyleyen hislerimi takip ederek, İda Dağı'na 6 gün kendimi teslim etmeye niyet etmemle başladı. Bilemedim ben sadece '6 gün' diye düşünürken aynı anda hayatımın geri kalanını kapsayacak bir yolculuğun da başlamış olduğunu. Kendi hislerimi, gölgelerimi yok saya saya tonlarca yük yüklemişim sırtıma çoğu insan gibi. Çünkü hepimiz... Continue Reading →

Featured post

“KARANLIĞIN BİLGELİĞİ”: Kadınlar için Derin bir Varoluş İnzivası

“Hepimiz vɑhşiye özlemle doluyuz. Bu özlemin kültürel olɑrɑk onɑylɑnmış pek ɑz pɑnzehiri vɑr. Bize bu tür bir ɑrzudɑn utɑnç duymɑmız öğretildi. Uzɑttığımız sɑçlɑrımızı sɑklɑmɑk için kullɑndık. Amɑ Vɑhşi Kɑdın'ın gölgesi gündüz ve gecelerimiz boyuncɑ pusuyɑ yɑtmış bir hɑlde hâlâ vɑrlığını sürdürmektedir. Nerede olursɑk olɑlım, ɑrkɑmızdɑ tırıs giden bu gölge kesinlikle dört ɑyɑklı.” Clarissa Pinkola Estes... Continue Reading →

Featured post

Kalbin Dansı Başlıyor…

Kasıklarının aşk ve zevk dolu, dudaklarının gevşek ve sıcak, parmaklarının yumuşak olduğu, nefesininse seni hafiflettiği bir hâl düşle. Güneş, denizin üzerinden batıyor ve yaz rüzgarı boynunu okşuyor, Ebâbil kuşları dans ederek şakıyorlar, Ve sen, bedenin sanki senin değilmişçesine hafifledikçe hafifliyorsun. Güneş, yerini geceye bıraktıkça, sen de kendi bedenini kumlara bırakıyorsun, Güneş geceye teslim oldukça, sen de... Continue Reading →

Featured post

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑